Ebrar ,   Aslında siz hiçbir şeyden tatmin olmadığınız için genelleme yapıyor olabilir misiniz ? ...    |           Killdeath (İstanbul Rumeli) ,   İnsanlığa verilen en büyük ceza bence iç sesi. Bazen öyle bi çatışır ki mantığınla içinden çıkılamaz durumlara sürükler. Kendinden şüphe ettirir. Pure evil bi kişi var içimde ya benim. ...    |           Killdeath (İstanbul) ,   Fedakarlık kendi egondan ödün verdiğin yerde başlar. Sadece ve sadece gerçekten sevgi duyduğunuz bir insana fedakarlık yapabilirsiniz. Zorla yapılacak birşey de değildir bence. ...    |           killdeath (İstanbul) ,   bu dünyanın bir dilek gerçekleştirme fabrikası olmayışının sırrını çözemedim radyocu bey....    |           cemre (istanbul) ,   şahsen insan bazen tinderdan çok güzel biriyle tanışabilir, işin seksüel boyutundan ziyade duygusal şeyler hissedebilir, nadir de olsa oluyor böyle şeyler arada...    |           Burakoz (İstanbul ) ,   Acı verdiğini bile bile vazgeçmek istemediğimiz alışkanlıklarımız bizi mazoşist kılar mı? Aynı hikayeyi bilmem kaçıncı kez yaşayacak olduğunu bilmek, acıyı kabullenip daha fazlasını istemek mesela. ...    |           solistbayan... ,   hep acı içerir alışmak. Önce ona alışmaktan korkarsınız. bilirsiniz çünkü başınıza geleceği. Korksanız da kaçsanız da alışmışsınızdır ona. Sonra ayrılırsınız. Alışmaya çalışırsınız onsuzluğa.Acı verir. Sonra zaman geçer yalnızlığa alışırsınız yeniden ve yeniden......    |           cemre (istanbul) ,   alışkanlık edinmek kolaydır; fakat onu üstünden atmaya kalkmak, insanın derisini söker diye bir söz okumuştum geçenlerde. haklı ve yerinde bir söz. bir insanı koşulsuz hayatına alırsın ve boktan sebeplerle seni tüm alıştırdıklarıyla ortada bırakır. hadi anacım baştan başlayayım her şeye derken, hayatının aptalca bir sirkülasyona döndüğünü idrak aşamasına gelirsin. dipnot: güzel bir adamsın radyocu bey, ya da güzel bir alışkanlık ...    |           cemre (istanbul) ,   aranızda dolaşmak için giyiniyorum, hem de iyi giyiniyorum. iyi giyinene iyi değer verdiğiniz için. içgüdülerimi hiçbir işte uygulamama izin vermediğiniz için. hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz. yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. evlerinizle, okullarınızla, iş yerlerinizle. özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz....    |           Purpleisback (İstanbul) ,   Herşeyini bırakıp yarım kalan şeylere üzülüp yaşadığım şehri terkederken anladım. Otobüse binersin ne bir el sallayan var ne de el sallanacak biri zaten el sallayan biri olsa insan gider mi o şehirden... istemeye istemeye olan bir yalnızlık bu ...    |           Purpleisback (İstanbul ) ,   İyi yayınlar radyocum 12.830 diyorum 😂...    |           cemre (istanbul) ,   istatistikle veya matematiksel işlemlerle aram pek iyi değildir, fakat sanki 8.100 diyesim geldi ehehe...    |           ehe (istanbul) ,   Oldukça değişik olayların yaşandığı beş altı günlük bir kamp deneyiminin ardından tütün ve alkole yatırılan büyük miktarda bir paranın harcanmasıyla istanbula dönecek paramız kalmamıştı. otostop sayılmaz ama bir otobüs firmasına girip kendimizi acındırarak tüm paramızı çaldırdığımızı ve yardım istediğimizi söyledik. suistimal demeyin yahu tüm açık sözlülüğümüzle biz hayvan gibi içtik diyemezdik. halimize acıdılar. biletlerimizi verdiler. istanbula ücretsiz bir şekilde döndük. ama mahcubiyetimiz araçta verilen ikramları bile almamıza mani oldu. ama yine de dünyada hala iyi insanlar var :)...    |           Ashley (Kayseri ) ,   Babam sırf yolda falan kalmayayım diye cüzdanımın gizli yerinde mutlaka 50₺ para koyardı. Bizim otostop anımız olmadı radyocu bey 😑 olsa zaten babam keser beni. Dipnot: mezun olayım Kayseri’yi haritadan silicem ...    |           Deli bal (..) ,   Saygı ve anlayış iki insanda oldukça içlerindeki sevgi fedakarlıkda hiçbir zaman tükenmeyen bir kalem gibi devam eder . ...    |           Killdeath (İstanbul) ,   Yaaaa bu benim parçam radyocu bey efsane girdiniz ...    |           Ashley (Sakarya) ,   sevilmek ihtiyaçsa sevin kardeşim önce siz sevin insanların kalbini sevgiyle doldurana kadar sevin. Çıkarsız sevin. Dış görünüşe bakmadan sevin sevin ki sevmeyi öğrensin bu millet yeter elimizi çarpsak sevmekten sevilmekten anlamayan sığırlarla doldu öğretin bu insanlara sevgiyi konumuz buysa eğer Bu arada tahminim 1923 bence o kadar olmuştur...    |           DJ dikkat (Kayseri ) ,   velhasıl,bir tahteravallidir sevmek,ya aşağıdasındır ya yukarıda,ortada kalırsan da anlamı yoktur tahteravallinin,neden bindin derler adama ya sevmeyi tercih edeceğiz ya sevilmeyi ...    |           Elif lina (İstanbul ) ,   İyi yayınlar radyocu bey... Sevilmek büyük ihtiyaç aslında yemek yemek gibi mesela... İnsan sevilmezse yalnızlığa sürüklenir toplumdan kendini soyutlar ve belki de güneşten bile kaçar... ...    |           ipekk (eskişehir) ,   nargile içen erkekler tinder kullanmayın bi zahmet. hay sipsinizi......    |           Killdeath (Istanbul) ,   Açık ve net konuşan insanlar rahat insanlardır. Herşeyi söyleyebilen insan yastığa kafasını rahat koyar. Bunu yapabilmek muhimdir severiz......    |           solisthatun ,   Sehir disinda okuyup yurtta kalan ve yalnizligin nirvanasini yasayan biri olarak o sarilmayi ben hakediyorum bence ......    |         
Kullanıcı:    Parola:    Üye Ol   Şifremi Unuttum  
 
 
 

Tiesto


Asıl adı Tijs Verwest olan Hollandalı DJ 17 Ocak 1969’da Breda şehrinde doğdu.Çocukluğundan itibaren en büyük tutkusu müzik oldu.Enerjik ve melodik müzik. Çalıştığı kasetçi dükkanı müzik bilgisi ve üretimi konusunda ona çok şey kattı. Sevdiği müziği mümkün olduğu kadar fazla insanla paylaşma ihtiyacı, onu, en uygun bulduğu yol olan DJ liğe itti.

14 yaşında ilk müzik ekipmanlarını satın alarak ve kendi arşivini oluşturmak için plaklar toplayarak DJ lik kariyerine başlamış oldu. 15 yaşında ayın en iyi parçalarını topladığı karışık kasetleri arkadaşlarına ve giysi dükkanlarına dağıtıyordu. 1 yıl sonrası küçük öğrenci partilerinde çalıyordu. Sıradaki adım Breda’daki "De Lente" adlı disko oldu.

Dinleyicilerini Hollanda club listelerinden seçtiği hip hop ve eski house tarzı parçalarla eğlendiriyordu. Sonraları ilgi alanın house ritmleriyle yüklü bas groove’a daraltarak sadece house çalmak istediğini fark etti. Böylece, yine aynı şehirde, perşembe, cuma ve cumartesi geceleri sadece house çalınan ve oldukça iyi bilinen "The Spock" adlı clubda çalmaya başladı.

Ertesi sene "Channel X" adında, 24 saat house müzik yayını yapan, özellikle Hollanda ve Belçika’da çok popüler olan yasadışı bir radyo istasyonu için miksler yaptı. Aynı yıl, 22 yaşında, artık Amsterdam’da ünlü bir club olan "Voodoo Club"da da çalıyordu. Vakit buldukça ünlü Belçika clublarına gidip değişik türleri tanımaya çalışıyordu

24 yaşına kadar sadece club müziği çalmasına rağmen ilerleyen senelerde Belçika’da çok sevildiğini gördüğü hardcore müziğe de elattı. Trance müziğin muhteşem sihriyle de yine Belçika’da tanıştı. Bu yeni sesleri "The Spock"ta denemeye başladı. Zamanın modasından uzaklaşarak kendi farklı stilini yaratması kısa bir süre sonra Rotterdam’da bulunan "Basic Beat Recordings" adlı plakşirketinin menajeri Arny Bink tarafından keşfedilmesini sağladı. Bunun için uzun süre, 100 kadar plak şirketine kayıtlarını
yollayarak, çabalamış ancak başaramamıştı. "Forbidden Paradise" serisinin 3.sü olan "The Quest For Atlantis" ilk miks CDsi oldu. Albüm özellikle Norveç’te çok tutuldu ve Tiësto’nun ilk büyük çıkışını yapmasını sağladı.

Müziği zamanla kendi ülkesinde de fark edilmeye başladı. Kasım 1997’de Arny Bink’le birlikte "Black Hole Recordings" adlı plak şirketini kurarak kendi parçaları üzerinde çalışmaya başladı. Kurulmasından kısa bir süre sonra, ortağı olduğu şirketin etiketiyle ilk albümünü çıkardı. Miks derlemelerinden oluşan ve dünya çapında büyük bir başarı elde eden, efsanevi "Magik" serisinin ilki, "First Flight"la dans müziğine yeni standartlar getirdi. "Space Age" adlı tekno serisinin de ilk iki CD sini miksledi."In Search Of Sunrise" adı altında kendi zevki olan vokal ve melodik tarzda bir miks albümü hazırladı. Yaptığı çalışmaların başarısı, 1999 yılından itibaren, Gatecrasher, Cream & Slinky (İngiltere), Love Parade (Almanya), Ibiza (İspanya) gibi dünyaca ünlü club ve festivallerde boy göstermesini sağladı. İngiltere listelerinin 1 numarası ve 2000 yılının club marşı olan Sarah McLachlan ve Delerium’un "Silence" parçasına yaptığı miksi çok beğenen Ferry Corsten , Tiësto’nun prodüktör olarak geldiği noktada büyük pay sahibi oldu. "Gouryella" projesiyle, iki Hollandalı DJ, Gouryella, Walhalla ve Tenshi albümlerini çıkardılar.Birlikte çok sayıda şarkıyı da miksleyerek, liste başarılarının altına imzalarını attılar. Proje Mart 2003’te Tiësto’nun ayrılmasıyla Corsten’ın kişisel çalışması olarak devam ediyor. Gouryella dışında Armin Van Buuren ile birlikte "Alibi" ve "Major League" adı altında projelere de katıldı.Tiësto Amerika’daki büyük çıkışını "Silence"ın miksini de içeren "Summerbreeze" albümüyle sağladı. Parça İngiltere listelerinde 4 hafta kalmayı başarırken Amerika’da radyolarda gündüz vakti çalınan ilk house parçası oldu ve listelerde 3 numaraya kadar ilerledi. "Silence" miksi, Tiësto’nun ününü dünya çapına taşımasıyla kariyerindeki en önemli parçalardan biri oldu.2003 te cikan Traffic single i ile Tiësto bütün dünyayı salladı.3 yıl ust uste bu single Tiësto ya dünyanın en iyi DJ i ünvanını kazandırmış olup, bütün müzik listelerini alt üst etmiştir.

Ülkemizde de cok kez konserler veren Tiësto bugun hala tum zamanlarin en iyi DJ lerinden biri olarak gosteriliyor ve benim kisisel gorusum bence onlardan biri degil en iyisi her zaman Tiësto dur.